25 Aralık 2007 Salı

ben bir garip cezveyim, köşe bucak gezmeyim

galiba yeni bir işe başlıyorum. hayatımdaki her önemli karar gibi bu da oldu da bitti maşallah... yaşama hızım beni şaşkına çeviriyor! o oluyor, bu oluyor, şu oluyor, şunun olması, bunun olması gerekiyor... aslında bunlar "benim" hayatımda olyor; ama ben, nasıl desem, herşey hızla oluverirken maşallah, tam orta yerinde herşeyin, olanların oluş hızının 20de 1i bir hızla hareket ediyorum sanki. "hayırlısı" kelimesini - her iki cümlede bir- bir çeşit boşluklu diyalog yama malzemesi olarak kullanan "hayatından memnun ve yapacak daha fazla bir şeyi olmayan" ablalara özeniyorum bazen. karşımda yarım kaldığı için feryad ü figan iden ucubelere bakarak hülyalı hülyalı "hayırlısı" demek imtiyazına sahip olmak istiyorum. ve aslında sadece "mm akşam ne yemek yapsam ki?" diye düşünüyor olmak...

3 yorum:

granieve dedi ki...

lisede iken lale müldür'le röportaj yapmaya gitmiştik. bize bir olay anlatmıştı. anadolu'ya gitmiş. bir kadın görmüş orada.
mutlu musun, diye sormuş, kadın da, severek evlendim ben, demiş.

lale müldür çok tuhaf bulmuş bunu, ben mutlu musun diye soruyorum, o ne diyor, diye. işte aslında kendi görmüş geçirmiş, şiirsel, entellektüel dünyası önüne mutsuz olmak için o kadar çok sebep çıkarıyor ki, bu kadar basit bir sebebi nasıl mutluluğa dayandırır diye şaşırıyordu.

geçenlerde düşündüm. kadın haklı dedim, yani severek evlendiği için mutlu olduğunu düşünen kadın. biz şunu bilmiyoruz, mutlu olmak, çok basittir, hatta basitliktir. karmaşıklık beraberinde mutsuzluk getiriyor.

niye anlattım bunları, her iki kelimede bir hayırlısı, diyen ablalardan biri olsa gerek o kadın. gayet basit, gayet rahat.
ne güzel bir hayat..

vedide yalınayak dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
vedide yalınayak dedi ki...

sevgili edacım, yeni işinde başarılar dilerim. hem de yurdumun güzel insanlarına faideli olmanı, benim eski psikoterapistime yaptığım gibi bol bol hayır dua almanı temenni ederim.

işte bu kadar ;)