5 Ocak 2009 Pazartesi

gözüme birşey kaçtı

"paniğe kapıldı - bu durumu tanımlamaya 'panik' sözcüğünün uygun düştüğünü düşünüyor. oğlu uykudayken birkaç dakika uzanıp dinlenmeyi denedi, biraz okumayı; ama dikkatini toplayamadı. elinde kitabıyla yatağın üzerine uzandığında içinin boşaldığını, tükendiğini hissetti; nedeni çocuktu, pastaydı, öpücüktü. nedense herşey bu üç öğeye bağlanıyordu; perdeleri çekilmiş odada, çift kişilik yatakta, başucu lambasını yakmış yatarken ve kitabını okumaya çalışırken, acaba delirmek böyle mi olur, diye merak etti. delirmenin böyle olduğunu düşünmemişti hiç; bir kadının (kendisi gibi bir kadının) aklını kaçırmasını düşündüğünde, o kadının çığlıklar atacağını, bağıra bağıra ağlayacağını, sanrılar göreceğini sanmıştı hep; ama o anda, bir başka yolun, çok daha sakin bir yolun daha olduğu açıkça belli olmuştu; hareketsiz ve beklentisiz, dingin bir yolun; öyle ki, keder kadar güçlü bir duygu bile bir kurtuluş sayılırdı". (michael cunningham, saatler: syf. 135-136; çeviri: ilknur özdemir).

Hiç yorum yok: