27 Mayıs 2009 Çarşamba

pizza mercato!

bugün hızlı adımlarla okula doğru ilerlerken köşe başında bir duvarın üzerine oturmuş halde duran bir adamın heyecanla seslendiğini duydum: pizza mercato! elinde 30-40 tane borşür vardı. tuhaf bir an paylaştık adamla. sanki bana uzattığı broşürü kabul ederek onu büyük bir yükten kurtarmışım gibi hissettiren minnetle karışık bir gülümseme belirdi yüzünde. nedense içime dokundu ve kendinden bir iz bırakarak geride kaldı adam. telaşlı halimin rüzgarıyla savrulup uzaklaştı benden. bütün gün pizza mercato broşürüyle dolaştım. içinde bir sır gizliymiş gibi döndürüp dolaştırdım broşürü. fast free delivery. şimdi, gözüm gene bu broşüre ilişince; hızla adımladığım yoldaki köşe başında bıraktığım adam zihnimde beliriverdi. gidip yanına oturdum. sordum ki: hayatından memnun musun? omuzlarını silkerek buraya hapsoldum, dedi adam. baktım, ayağından zincirlemişler üzerinde oturduğu duvara. sadece birkaç adımlık uzunluğu var zincirin. üzüldüm. üzülme, dedi; hepimiz hayatta kalabilmek adına zincirlemiyor muyuz kendimizi bir yere? sadece bazılarının zinciri biraz daha uzun...

seninle belki de arkadaş olabilirdik, diye içlenince ben; olacak olsak olurduk, dedi adam. olacaksak, oluruz hatta; diye ekledi... vedalaştık sonra.

3 yorum:

v.yaka dedi ki...

oynuyorsun böyle hayatla, çok dokunuyor...

nurvenur dedi ki...

cok hos biy oyku olmus.

kibrit kutusu dedi ki...

v.yaka...

dokunakli olan hayatin kendisi sanki. gerci burada insanlar o kadar rahat, eglenceden eglenceye kosar halde ki hayati boyle huzunlu algilama halimi bir cesit hastalik olarak gormeye baslayacagim yakinda. belki basladim bile...

nurvenur...
cok tesekkur ediyorum...