9 Eylül 2009 Çarşamba

orada bir çocuk var uzakta...

birini sevmiş çocuk. uyumuyor artık. çok üzgün. hissediyorum. çok yorgun. diyorum ki neden olmasın? romantik hayaller kuracak yaşı geçtim ben. gene de umut etmek istiyorum o çocuk için. belki sürünmeden, paramparça olmadan, etinden et kopmadan, unutmaya çalışmadan, mutlu olamayacağını anlayıp "olsun ama huzurluyum" tesellisinin arkasına sığınmadan yaşanabilir bir hayat diye.

zaten o da demiş: "neden olmasın?".

şöyle geçmiş konuşma...

- ali, sen ve ben... çok zor...

- neden natalie?

- çünkü sen, ali; ben, natalie...

gülümseten bir acılığı var böyle şeylerin. o yüzden karakter için; "yüzüne buruk bir gülümseme yayıldı" denir, tam burasında hikayenin.

Hiç yorum yok: