16 Şubat 2010 Salı

dağdan gelecek bir kız düşe düşe...

Pazar günü, düşmeyi bilmediğimi öğrendim. Düşmek ne kadar zormuş! Şöyle ki:

Yaşımı başımı almış bir insan numunesi olarak uydum Michelle'in aklına, pazar günü sabahın nurunda Windhom Dağının yoluna düştüm 7 kişilik bir grupla. Hedefte kayak yapmak vardı. Daha önce hiç yapmadığım birşeydir kendisi... Yani düz yolda kayıp düşmelerimi saymazsak ki öyle sanıyorum ki sayılmaz, ben hiç kaymadım. Bir yaştan sonra belirli sporları öğrenmek de epey güçleşiyor. Fakat ABD'nin havasından mı, suyundan mı bilinmez... yaşın burada bir önemi kalmıyor; yüzyıllık Türk kızı da Amerikan aklı ile hareket etmeye başlıyor. Her neyse... 2-3 saatlik yoldan sonra vardık dağımıza, giydik kayak kıyafetlerimizi. Hava çok güzel, üşümüyorum. Fakat bir sorunum var, rüzgardan etkilenmemek için taktığım maske yüzünden Hannibal Lecter'a benziyorum. İnsanlar benden köçe bucak kaçmadığı müddetçe yoluma devam edebilirim düşüncesiyle gene de kendimi karlara bıraktım.

İlk öğrenmem gereken şeyin düşmek olduğunu söylediler. Herhangi bir tehlike hissedersem düşeceğime dair kendimi sağ ya da sol yanıma bırakıvermeliydim. Bırakmak mı? Bu bana psikodramadaki bir grup ısınma oyununu hatırlattı.

Üyeler tek tek grubun diğer üyelerinin oluşturduğu çemberin ortasına geçip gözlerini kapatarak kendini diğerlerinin ellerine bırakır. Ayakları bastığı yerde sabit iken bir çeşit hacıyatmaz gibi öne-arkaya-sağa-sola savrulup durur. Bu bir çeşit gruba güven testidir.

İşte bunun gibi kendimi bırakmam gerekiyordu benim de... Karlı dağın canımı yakmayacağına güvenerek kendimi onun beyazlığına teslim etmeliydim. Şunu söyleyebilirim düşmeyi öğrenmem bir hayli zaman aldı. Aklım şunu alıyordu: kendimi bırakmaz da olduğu gibi düşersem yaralanabilirdim, hiç olmadı bir yerimi hafifcikten incitebilirdim - ki incittim. Fakat bedenim aklıma uyup kendini bırakamıyordu. Birkaç düşüşten ve sağdan soldan gelen çeşitli uyarılardan sonra kendimi bulduğum her fırsatta karlara atıverdim. Eminim dışarıdan çok komik görünüyordum. Kendini olur olmadık karlara bırakan Hannibal Lecter.

Fakat gene de en komiği sorunsuz bir kayma denemesini 10 yaşlarında bir kız çocuğunu kucaklayarak nihayetlendirmiş olmam. Annesinin yüzündeki dehşet ifadesini görmeniz gerekirdi. Sonra civarda bulunan başka bir kadınla dedikodumu yaptılar: "herkes de kayak yapıyor canım... olmaz ki!". Herkesten kasıtlarının Hannibal Lecter olduğunu düşünüyorum...

Hiç yorum yok: