17 Nisan 2010 Cumartesi

korkuyorum anne, al beni içine...

şöyle oluyor bazen... kendimi, bulunmayı hiç ama hiç istemediğim bir eşikte buluveriyorum. nasıl o noktaya geldiğimi bile anlayamıyorum. bir adım ileri atsam, herşey allak bullak olacak; hayatım idare edemeyeceğim bir karmaşaya sürüklenecek... bunu hissettiğim an geriye doğru koşmak istiyorum. geriye doğru koşup bulduğum ilk dolabın içine saklanmak ve kapısına beş bin kilit vurmak istiyorum. ama geriye koşmak mümkün mü? ah keşke mümkün olsa... ah keşke kaçsam bırakıp... bu olasıklardan uzaklara....

bir yerlerden takılmış aklıma, hatta zaman zaman kulaklarımda çınlar: dönmek de nereye?

2 yorum:

Keşşaf dedi ki...

Kaçmak mı?Kaçanlar mahallesini çıkmaz sokağına kaçmak.Kaçmak başka sokağa çıkar mı?Annemizin içine kaçmayı dilemek yerine bütün olayları gönlümüzde büyük bir fanusun içine alsak.Gönlümüzü ve düşünce ufkumuzu o kadar büyütsek ki bunca hadisatın tazyikatından hiç elem,gam,keder çekmesek.Hakikaten insan çok aciz.Bu acziyetin sırrını fehmetmek için küçük bir pasaj sunmak istiyorum, geriye kalan sırları okuyup ferahlamak ve kalbinize soluk aldırmak size kalmış.
". Şu dünya ise, bir çöldür. Aczin ve fakrın hadsizdir. Düşmanın,hâcâtın nihayetsizdir. Mâdem öyledir; şu sahranın Mâlik-i Ebedî'si ve Hâkim-i Ezelî'sinin ismini al. Tâ, bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisatın karşısında titremeden kurtulasın.
"
Daha derin bir soluklanma için bakınız:http://www.risale-inur.org/yenisite/moduller/risale/index.php?tid=2
En yakın zamanda felaha ermenizi ve çıkılmazlardan çıkmanızı Mevla'dan niyaz ederim.

aslı dedi ki...

korkunun ecele faydası yok :P
o diil de ben merakımdan koştum bi kaç sefer karmaşanın içine içine, hiç bişey de allak bullak olmadı. ben de, demek ki emin ellerdeyiz dedim.