23 Kasım 2010 Salı

mutfakta neler oluyor?

film çekildikten sonra elinize kırık dökük gelir. siz onu yapıştırırsınız. parça arttırır, parçaları kırpar daha da bir parçalarsınız... edit edersiniz, yanisi montaj aşaması oluyor. heh işte tam oradayım. montaj aşamasında.

üç gün evvel yüzleştik parçalarla, sonra bendeniz onları toparladım. ilk kesim bilgisayarımda duruyor. bu akşam, içinde kardeşimin de olduğu bir gruba ilk kesimi gösterdim. kardeşim hevesle, "ben de film yapmak istiyorum" dediğinde, ne yalan söyleyeyim, çok mutlu oldum.

fakat gerçek şu ki insanın hayal ettiği yazdığını, yazdığı çektiğini, çektiği montajladığını tutmuyor azizim. kardeşimin tatlı yorumu dışında elimde yalnızlığa terkedilmiş birçok parça ile sevmeye sevmeye bir araya getirip tahammül ettiğim parçalar var.

evet, birgün ben de bir film yapmak istiyorum. daha vakti var demek ki...

12 Kasım 2010 Cuma

tilki

dönüp dolaşıp buraya gelmek, artık beni hiç şaşırtmıyor. yoo, hem de hiç...

6 Kasım 2010 Cumartesi

ara sıcak

nihayet kısa film çekimleri bitti. fakat ekipçe iki kısa film daha çekeceğiz. yanisi daha yapılacak çok iş var. bir filmin yapımcısı, diğer filmin görüntü yönetmeni olacağım. ikisi de boyumu aşıyor ya göreceğiz bakalım...

öyle sanıyorum ki haftaya pazartesiye rahat nefes almaya başlayacağım. iki-üç gün deriin deriin nefes alıp sonra montaj için dalışa geçeceğim. montaj öncesi yapım aşaması deneyimlerimi paylaşabilmeyi ümid ediyorum.

fakat şu an sebeb-i ziyaretim bulduğum bu linki paylaşmak. doğrusu ne diyeceğimi bilemedim. izlerken şaşkınlık içerisindeydim. siyaset kuramına amerikanca bir giriş olmuş, dedim sonradan... söylem, araç, melez, kitch, post-modern... iki kelimiye bir araya getirip anlamlı bir cümle kuramayacağım kadar kavram salatası oldu zihnim.

lütfen yorumsuz bırakmayın bu şahane eseri...