3 Şubat 2014 Pazartesi

kadını sev bünyeyi koru

bir kafede sinemada yeni estetik arayışları üzerine bir tebliğ yazmaya çalışıyorum. yanımda bir kadın var. az evvel ilk projelerini aldıkları için sevinç çığlıkları attı. elin kadını olan benle bu sevincini paylaştı. şirket kurmuşlar, ilk projelerini almışlar. şimdi telefonda annesiyle konuşuyor. dualarını eksik etme, senin desteğinle oldu, beni sen ayağa kaldırdın; diyor (evet çok ayıp, kadının telefon konuşmasını dinliyorum. ama dinlemesem bile duymamak mümkün değil ki).
benim bir buçuk yaşında olmaya doğru yol alan bebeme de evde annem bakıyor. bilmiyorum. annelerin çilesi bitiyor mu? çile derken, elbette tatlı çile bu. ama gene de annenin verdiği emek bitmiyor. tükenmiyor. sürekli artıyor. ben kızıma böyle destek olabilecek miyim? bu kadar yanında olabilecek miyim? bu çok sık aklımda döndürdüğüm bir soru. çünkü annelik kavramı da değişiyor benlik kavramı değiştikçe. fakat değişmeyen birşey var, birkaç gün önce bir arkadaşımın söylediği gibi: her başarılı kadının arkasında bir sürü kadın vardır. ona da kankası demiş. öyle işte.

neyse... böyle kısa bir not ile blogumu yeniden açmış gibi yapayım dedim. istikrar yoksunu bir bünye olarak devamı gelir mi bilemiyorum. herşey gibi bu da allah'a emanet.